Dolgu çeşitleri, uygulama süreci ve ne zaman dolgunun yeterli olduğu hakkında bilmeniz gerekenler
Bir çürük fark ettiğinizde akla ilk gelen genelde "acaba büyük bir işlem mi gerekecek" kaygısı oluyor. Oysa erken yakalanan çoğu çürükte tedavi oldukça basit: dolgu.
Çürük, diş minesinde başlayıp zamanla dentin dediğimiz iç katmana ilerleyen bir bakteriyel süreç. Bu süreçte kaybedilen diş dokusunun yerini doldurmak, çürüğün ilerlemesini durdurmak ve dişi fonksiyonel haline geri kazandırmak için dolgu uyguluyoruz. Kırık, aşınma ya da eski dolgunun bozulması gibi durumlarda da dolgu tercih edilen çözüm oluyor.
Hastalarımızın sık sorduğu bir şey var: "çürük küçükse beklesem olur mu" - genelde önermiyoruz, çünkü küçük bir çürük zamanla derinleşip kanal tedavisi gerektirecek boyuta ulaşabiliyor. Erken müdahale, çoğu zaman tek seanslık basit bir işlemle sonuçlanıyor.
Günümüzde en sık kullanılan yöntem kompozit dolgu - diş rengine uyumlu, ışıkla sertleşen bir malzeme. Estetik açıdan öne çıkması ve tek seansta bitmesi hastalar tarafından en çok tercih edilen özellikleri. Amalgam dolgu (gümüş renkli, metal içerikli) eskiden yaygındı, artık estetik kaygılar ve cıva içeriği nedeniyle tercih edilme oranı azaldı. Çok büyük madde kayıplarında ise inley/onley dediğimiz, laboratuvarda üretilip yapıştırılan porselen ya da kompozit bloklar daha dayanıklı bir seçenek sunuyor.
İlk adım, çürümüş dokunun temizlenmesi - gerekiyorsa lokal anestezi altında. Ardından kalan sağlam diş dokusu hazırlanıyor ve dolgu malzemesi katman katman yerleştirilip her katman özel ışık cihazıyla sertleştiriliyor. Son olarak dolgu, ısırma ile uyumlu hale getirilecek şekilde şekillendirilip parlatılıyor. Basit bir dolgu genellikle 20-40 dakika içinde tamamlanıyor, çok büyük olmayan çürüklerde tek seans yeterli oluyor.
Çürük diş minesinin ötesine geçmediyse anestezi bile gerekmeyebiliyor. Dentine ulaşmışsa lokal anestezi uygulanıyor ve işlem sırasında ağrı hissedilmiyor. Anestezinin etkisi geçtikten sonra hafif bir hassasiyet olabilir, özellikle sıcak-soğuğa karşı, ama bu birkaç gün içinde kendiliğinden geçiyor.
Madde kaybı sınırlıysa dolgu yeterli ve daha az invaziv bir çözüm. Ama diş yapısının büyük bir kısmı kaybedilmişse ya da kanal tedavisi görmüş bir dişse, dolgu yeterli desteği sağlayamayabiliyor - bu durumda kron ile güçlendirme daha uzun ömürlü sonuç veriyor. Hangi yaklaşımın uygun olduğu, çürüğün boyutuna ve dişin genel yapısına göre muayenede netleşiyor.
Dolgu ne kadar dayanır diye sorulduğunda net bir sayı vermek zor - kompozit dolgular ortalama 5-10 yıl arası sorunsuz kullanılabiliyor, bakım ve ısırma alışkanlıklarına göre bu süre değişebiliyor. Dolgu sonrası hemen yemek yenebilir mi - kompozit dolgu ışıkla anında sertleştiği için genelde kısa süre içinde normal beslenmeye dönülebiliyor. Dolgulu dişin bakımı da diğer dişlerden farklı değil: düzenli fırçalama, diş ipi ve periyodik kontrol yeterli.
Dolgu ya da başka bir tedavi seçeneği için detaylı muayene amacıyla kliniğimize ulaşabilirsiniz.